Bu makale, Türkiye’de geri dönüşüm farkındalığının neden istenen düzeye ulaşamadığını, sahadan alınmış somut bir örnek üzerinden ele almaktadır. Görselde yer alan geri dönüşüm kumbarası; niyet, uygulama ve sonuç arasındaki kopukluğu açık biçimde ortaya koymaktadır.
Kumbaranın taşmış olması, içerisine karışık evsel atıkların atılması ve çevresine çöp saçılması, geri dönüşümün yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda toplum sağlığı ve davranış bilimi konusu olduğunu göstermektedir.
Türkiye Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Murat Balaban (Ph.D) bu durumu şu şekilde değerlendirmektedir:
“Geri dönüşüm konusunda bilgi eksikliğinden çok, davranış eksikliği yaşıyoruz. Davranış ise ancak teşvik, geri bildirim ve süreklilikle değişir.”
Geri Dönüşüm, Davranış ve Toplum Sağlığı: Sahadan Bir Gerçeklik
Geri Dönüşüm Neden Alışkanlığa Dönüşmüyor?
Türkiye’de geri dönüşüm kumbaraları yaygınlaşmış olsa da, bu altyapı güçlü bir davranış kültürü ile desteklenmediğinde etkisini kaybetmektedir. Sahadaki temel sorunlar şu başlıklarda toplanmaktadır:
1. Bilgi Var, Karşılığı Yok
Vatandaşların büyük bölümü geri dönüşümün çevre için önemli olduğunu bilmektedir. Ancak hangi atığın nereye atılacağı, yanlış atığın neye yol açtığı ve doğru davranışın bireye ne kazandırdığı yeterince net değildir.
2. Denetim ve Süreklilik Sorunu
Uzun süre boşaltılmayan, taşan veya bakımsız bırakılan kumbaralar, “nasıl olsa kimse ilgilenmiyor” algısını güçlendirmekte; bu durum çevre kirliliğini artırarak dolaylı biçimde halk sağlığını tehdit etmektedir.
3. Görünmeyen Fayda
Geri dönüşüm süreci vatandaş için görünür değildir. Atılan atığın neye dönüştüğü bilinmediğinde, davranışın sürdürülebilirliği de zayıflamaktadır.
Çevre Kirliliği = Toplum Sağlığı Riski
Taşmış ve yanlış kullanılan geri dönüşüm alanları yalnızca estetik bir sorun değildir. Bu alanlar:
-
Zararlı mikroorganizmalar için ortam oluşturur
-
Haşere ve kemirgen riskini artırır
-
Çocuklar ve yaşlılar için dolaylı sağlık tehdidi yaratır
Dr. Murat Balaban bu noktada çevre–sağlık ilişkisine dikkat çeker:
“Temiz çevre bir lüks değil, koruyucu sağlık hizmetidir. Geri dönüşüm doğru yapılmadığında, çevre kirliliği doğrudan toplum sağlığı problemine dönüşür.”
Sıfır Atık Vizyonu ve Sahadaki Gerçeklik
Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi, Türkiye’de çevre politikaları açısından önemli bir çerçeve sunmuştur. Projenin güçlü yönleri; kamuda standart oluşturması, uluslararası görünürlük sağlaması ve çevre bilincini gündemde tutmasıdır.
Ancak sahadaki uygulamalar, bu vizyonun yerel düzeyde davranışa dönüşmesinde ek mekanizmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Bireysel Teşvik Şart
Türkiye Sağlık Vakfı’nın yaklaşımı, geri dönüşümün yalnızca bilgilendirme ile değil, bireysel teşvik ve geri bildirim mekanizmaları ile güçlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Dr. Murat Balaban’a göre etkili bir sistem için:
-
Doğru atık atan birey ödüllendirilmeli (puan, indirim, sosyal destek)
-
Yanlış atık davranışı nazik ama net şekilde uyarılmalı
-
Geri dönüşüm sonucu görünür hâle getirilmeli
-
Çocuklar ve gençler için uygulamalı eğitim zorunlu olmalıdır
“İnsan sağlığını korurken teşvik kullanıyoruz. Çevre sağlığında da aynı yöntemi uygulamalıyız.”
Geri Dönüşüm Bir Sağlık Davranışıdır
Hemen her belediyede benzeri görülebilen bu tablo, Türkiye’de geri dönüşümün hâlen bir ‘iyi niyet’ düzeyinde kaldığını; ancak alışkanlık ve kültür boyutuna taşınamadığını göstermektedir.
Türkiye Sağlık Vakfı’nın bakış açısına göre geri dönüşüm; çevreyi korumanın ötesinde, toplum sağlığını güçlendiren koruyucu bir davranıştır. Bu davranışın yaygınlaşması ise bireyi merkeze alan, teşvik temelli ve sürdürülebilir politikalarla mümkündür.
Bu yazı, Türkiye Sağlık Vakfı “Sağlık Gerçekleri” kitabının bir bölümü kapsamında Dr. Murat Balaban (Ph.D) tarafından hazırlanmıştır.
Kitap, okuyuculara sağlık alanına bütüncül bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.

1 Yorum
Nurhan Attila
27-12-2025 19:15Eskiden mahalle aralarında cam kumbaraları vardı; insanlar cam şişesini ayrı toplar, nereye atacağını bilirdi. Şimdi ise çoğu yerde ya kumbaralar yok ya da olanlar bakımsız. Bu yazı, geri dönüşümün neden alışkanlığa dönüşmediğini çok net anlatıyor. İnsanları sadece uyarmak yetmiyor, teşvik etmek gerekiyor. Özellikle apartman ve site yönetimlerinin bu işin içine girmesi şart. Ortak alanlarda düzenli ayrıştırma sistemi kurulmadan, belediye–vatandaş–yönetim iş birliği sağlanmadan bu iş ilerlemez. Geri dönüşümün gerçekten sahiplenilmesi için herkesin sorumluluk alması gerektiğini hatırlatan yerinde bir değerlendirme.