Güvenilir Marka Tartışması: Dove Ürünleri Neden Art Arda Toplatılıyor?
Son yıllarda “hassas cilt”, “doğal bakım” ve “güvenli kozmetik” algısıyla öne çıkan Dove, 2026 yılı başında Avrupa’dan gelen çok sayıda kimyasal risk bildirimi ile yeniden gündemde. Çekya tarafından bildirilen ve AB Kozmetik Ürünler Mevzuatı’na aykırılık gerekçesiyle yayımlanan uyarılar, markanın bazı şampuan ve duş jeli ürünlerinde yasaklı bir kimyasalın bulunduğunu ortaya koyuyor.
Geri Çağırmanın Ortak Nedeni Ne?
Yayımlanan SR/00418/26, SR/00417/26, SR/00413/26 ve SR/00456/26 numaralı resmi uyarılara göre; Dove markasına ait farklı ürün gruplarında 2-(4-tert-butylbenzyl) propionaldehyde (BMHCA) maddesi tespit edildi.
Bu madde:
-
❌ AB’de kozmetik ürünlerde yasaklı
-
⚠️ Üreme sistemine zarar verme riski taşıyor
-
⚠️ Hamilelerde bebek sağlığı açısından riskli
-
⚠️ Cilt hassasiyetine ve alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor
Bu nedenle ilgili ürünler için piyasadan toplatma ve imha (destruction) kararı alındı.
➡️Toplatma Kararı Alınan Dove Ürünleri
-
Dove Nutritive Solutions Radiance Revival Şampuan – Alert No: SR/00418/26
-
Dove Surgras Duş Jeli (Badem Yağlı) – Alert No: SR/00417/26
-
Dove Nutritive Solutions Hair Fall Rescue Şampuan – Alert No: SR/00413/26
-
Dove Men+Care Fresh Awake Body & Face Wash – Alert No: SR/00456/26
Tüm ürünlerde ortak risk: BMHCA içeriği.
❓ “Güvenilir Marka” Algısı Nasıl Zedelenir?
Dove gibi küresel ölçekte bilinen markalar için en büyük risk, tekil bir ürün değil, tekrar eden ihlallerdir. Farklı ülkelerde, farklı ürünlerde, aynı yasaklı maddenin tespit edilmesi şu soruları gündeme getiriyor:
-
İçerik denetimleri yeterince sıkı mı?
-
Tedarik zinciri ne kadar şeffaf?
-
“Hassas ciltler için” söylemi ne kadar güvenilir?
Bu tür geri çağırmalar, marka itibarını kısa sürede değil ama kalıcı biçimde aşındırır.
➡️ Sağlık Açısından Neden Önemli?
BMHCA gibi maddelerin riski, ilk kullanımda değil uzun vadeli maruziyette ortaya çıkar. Özellikle:
-
Hamileler
-
Çocuklar
-
Hassas cilt yapısına sahip bireyler için bu tür içerikler sessiz ama ciddi sağlık riskleri oluşturabilir.
Bu geri çağırmalar, her “tanıdık marka”nın otomatik olarak güvenli olmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.
✅Kozmetikte güven, reklam diliyle değil içerik şeffaflığıyla sağlanır.
Türkiye Sağlık Vakfı’ndan Üretici Firmalara ve Markalara Çağrı
Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri; doğrudan ciltle temas eden, uzun süreli ve düzenli kullanılan ürünlerdir. Bu nedenle içerik güvenliği, yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda marka sorumluluğunun temel bir parçasıdır. Yasaklı veya sınırlandırılmış maddelerin varlığına ilişkin tespitler, tüketicilerin markaya duyduğu güveni doğrudan etkilemektedir.
Bu çerçevede, ilgili firmalardan beklentimiz;
➕Geri çağırma süreçlerini ülke bazında açık ve anlaşılır biçimde kamuoyuyla paylaşmaları,
➕Etkilenen parti ve ürünlere ilişkin bilgileri erişilebilir ve doğrulanabilir hale getirmeleri,
➕Türkiye pazarında bulunan ürünlerle ilgili net ve şeffaf bilgilendirme yapmaları,
➕İçerik denetimi ve tedarik zinciri kontrollerini güçlendirdiklerini somut adımlarla göstermeleridir.
Türkiye Sağlık Vakfı olarak yaklaşımımız; tüketici sağlığını önceleyen, şeffaf ve hesap verebilir bir sektör yapısının güçlenmesine katkı sunmaktır. Güven, ancak zamanında bilgilendirme ve sorumlulukla korunabilir.

1 Yorum
Arzu Özdemir
09-02-2026 13:09Yıllardır ‘hassas ciltler için’, ‘dermatolog onaylı’ diye satılan ürünlerden, Avrupa’da yasaklı bir kimyasal çıkması gerçekten düşündürücü. Bu iş ‘küçük bir etiket hatası’ ya da ‘teknik aksaklık’ denilerek geçiştirilecek bir konu değil. İnsan soruyor: Bu ürünler raflara gelene kadar kim kontrol etti? Tüketici artık reklama, slogana kanmıyor. Açık açık konuşulmasını, net açıklama yapılmasını istiyor. Güven lafta değil, işte belli olur.