2025’in sağlık verileri açıklandıkça bir soru giderek netleşiyor:
Hastaneye başvuru sayısının artması gerçekten daha sağlıklı bir toplum mu demek?
Türkiye Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Murat Balaban (Ph.D.)’ın sağlıklı yaşam kültürü, sağlık ekonomisi ve sağlık okuryazarlığı perspektifiyle “iyi mi – kötü mü?” sorusuna yanıt arıyoruz.
2025 Yılı Hastaneye Başvuru Rakamları Bize Ne Anlatıyor?
- İstanbul’da 2025’te toplamda yaklaşık 207,8 milyon medikal muayene yapıldı — burada hem kamu hem özel hastaneler sayıldı ve bu rakam yılda neredeyse ortalama 785 bin günlük vizite denk geliyor. Bu, metropol büyüklüğündeki bir sağlık talebinin göstergesi oldu.
- Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2025 yılında 1 milyon 158 bin 675 poliklinik başvurusu kaydederken bunun 836 bin’i ayaktan, 321 bin’i acil polikliniğe yapıldı.
- Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde yıl boyunca 272 bin 822 poliklinik muayenesi gerçekleşti.
Bu resmi rakamlar, hastane başvurularının hem sayısal olarak yüksek hem de yoğun bir talep altında olduğunu gösteriyor. Ama bu tabloya sadece “milyonlarca muayene” diye bakmak, bizi yüzeyde bırakır.
“Neyi Ölçüyoruz ve Neyi Anlamlandırıyoruz?”
Balaban şöyle diyor:
“Hastaneye başvuru sayısı yüksekse bu tek başına ‘başarılı sağlık sistemi’ demek değildir. Önemli olan; bu başvuruların ne kadarının önlenebilir, ne kadarının yaşam kalitesini artırdığıdır.”
Bu çerçevede konuyu üç kritik kavram üzerinden yorumluyoruz:
1️⃣ Sağlıklı Yaşam Kültürü:
Hastalık Gelene Kadar Sağlık Arayışı Neden Düşük?
Bir toplumda hastaneye başvuru artışı, bazen hasta olma sıklığının değil, hastalık riski ve yönetim becerisinin eksikliğinin göstergesi olabilir.
Balaban’ın çarpıcı gerçeği vurguluyor:
“Eğer bir diyabet hastası 25 yıl boyunca yaşam tarzını hiç değiştirmeyip sadece reçete ve insülin iğnesi ile süreci yürütüyorsa; burada sistemin kendisini değil, bireyin ve toplumun sağlıklı yaşam kültürünü sorgulamak gerekir.”
Yani poliklinik ve muayene rakamları, sağlıklı yaşam kültürü yerleşmediğinde istatiksel bir artış trendi gibi görünse de toplumsal sağlık bakımından olumsuz bir alarm olabilir.
2️⃣ Sağlık Okuryazarlığı:
Çok Muayene, Az Anlama mı?
Veriler gösteriyor ki nüfusun bir kısmı için hastane ziyaretleri rutinleşmiş durumda. Ancak yüksek başvuru sayısı çoğu zaman çabuk muayene, az sorgulama ile sonuçlanabilir:
-
Aynı şikâyetle tekrar tekrar gelinen poliklinikler
-
Gereksiz tetkikler
-
Sistem içinde “ne yapmam gerektiğini bilmeme”
Bu durum sağlık okuryazarlığı eksikliğini işaret edebilir.
Balaban'ın kişisel sorumluluklarımıza dikkat çeken tespiti:
“Kişi kendi sağlığını yönetemiyorsa, sağlık sistemi onun yerine çalışmaz; sadece onu tüketir.”
3️⃣ Sağlık Ekonomisi:
Yüksek Talep – Sürdürülebilir mi?
Her bir poliklinik muayenesi bir maliyettir:
-
Hekim zaman maliyeti
-
Personel emeği
-
Tetkik, ilaç, donanım bedelleri
Bu maliyet artışları sağlık ekonomisinin yükünü büyütür. Dr. Balaban bu noktada uyarıyor:
“Önlenebilir hastalıkların gereksiz poliklinik yüküne dönüşmesi, hem bütçeyi hem de hizmet kalitesini zorluyor.”
Yani sağlık hizmeti sadece muayene sayısıyla değil, kaynakların etkin kullanımı ile değerlendirilmelidir.
“2025 Başvuru Rakamları Ne Anlatıyor?”
- Hastaneye başvuru sayısının artması erişim arttı anlamına gelebilir.
- Ancak aynı veriler, sürdürülebilir sağlık yönetimi zorluklarını ve sağlık okuryazarlığı eksiklerini de ortaya koyuyor.
- Hele yaşam tarzı ile yönetilebilecek kronik durumlarda sağlık sisteminin sadece polikliniğe yüklenmesi, uzun vadede ne hasta ne de bütçe için olumlu değildir.
Son söz Balaban’dan:
“Hastaneye gelen kişi sayısı değil, sağlıklı kalan kişi sayısı sağlık sisteminin gerçek performansını gösterir.”
İstanbul’da 2025’te yaklaşık 208 milyon muayene gerçekleşti — Anadolu Ajansı verilerine göre kentte sağlık kuruluşlarında 207 milyon 785 bin 265 muayene yapıldı, günlük 787 bin civarında ziyaret oldu.
https://www.aa.com.tr/tr/saglik/istanbulda-2025te-yapilan-muayene-sayisi-208-milyona-dayandi/37882872025’te MHRS üzerinden 388 milyonun üzerinde randevu alındı — Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) verileriyle toplam 388 milyon 95 bin 539 randevu kaydedildi.
https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/mhrste-2025-rekoru-388-milyonun-uzerinde-randevu-alindi-4779938İstanbul’da 2025’in ilk 3 ayında yaklaşık 41 milyon muayene yapıldı — İl sağlık müdürlüğü rakamlarına göre yılın ilk çeyreğinde 40 milyon 913 bin 514 muayene hizmeti verildi.
https://www.trthaber.com/haber/saglik/istanbulda-3-ayda-yaklasik-41-milyon-muayene-hizmeti-sunuldu-905725.htmlİstanbul’da 2025 yılının ilk 6 ayında 80,8 milyon muayene yapıldı — İl Sağlık Müdürü’nün açıklamasına göre yılın ilk yarısında yoğun sağlık hizmeti sunuldu.
https://www.saglikaktuel.com/haber/istanbulda-6-ayda-808-milyon-muayene-ile-12-milyon-ameliyat-yapildi-104041.htmTurkiye Today: İstanbul’da 2025’te yaklaşık 208 milyon medikal muayene raporlandı — 216 hastanenin verdiği hizmetlerle İstanbul’un 2025 sağlık talebini gösteren kapsamlı haber.
https://www.turkiyetoday.com/lifestyle/istanbul-records-nearly-208-million-medical-visits-in-2025-3212415Bu yazı, Türkiye Sağlık Vakfı “Sağlık Gerçekleri” kitabının bir bölümü kapsamında Dr. Murat Balaban (Ph.D) tarafından hazırlanmıştır. Kitap, okuyuculara sağlık alanına bütüncül bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.

1 Yorum
AHMET ÖZAYDIN
21-01-2026 11:20Bu yazıyı okurken fark ettim ki aslında hastaneler değil, biz çok yorulmuşuz. Rakamlar ürkütücü ama asıl soru şu: Aynı şekilde yaşamaya devam edip farklı sonuçlar mı bekliyoruz?