Tahin, geleneksel mutfağımızın en temel besinlerinden biri. Protein, sağlıklı yağ asitleri ve mineral içeriğiyle “doğal ve güvenli” algısı yüksek bir ürün. Ancak ambalaj etiketleri ve Avrupa Birliği gıda alarm kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, bu algının sorgulanması gerektiği görülüyor.
Tarım Kredi Kooperatifleri markalı tahin ambalajında, ürünün ithal susam kullanılarak Türkiye’de üretildiği açıkça belirtiliyor. Buna karşın markanın öne çıkardığı “Çiftçiye Değer, Tüketiciye Güven” sloganı, tüketici nezdinde önemli bir çelişki yaratıyor.
Bu noktada temel soru şu:
Yerli çiftçiyi destekleme iddiası taşıyan bir markanın, ana hammaddesi olan susamı neden ithal ettiği yeterince şeffaf mı?
Tahin Soframıza Gelene Kadar Neler Oluyor? İthal Susam, Sağlık Riskleri ve Tüketicinin Aklındaki Sorular
Avrupa’dan Gelen Uyarılar Ne Söylüyor?
European Commission – RASFF (Rapid Alert System for Food and Feed) kayıtlarında sadece 2025 yılı Aralık ayında farklı ülkelerden AB ülkerine ithal edilen susamlarda rastlanan 6 riskli durum raporlandı. Bu kayıtlar, özellikle ithal susam kaynaklı ciddi gıda güvenliği risklerine işaret ediyor.
Öne çıkan risk başlıkları şunlar:
-
Salmonella spp. bulaşı
Nijerya, Uganda, Hindistan gibi ülkelerden gelen susam partilerinde tekrar eden Salmonella tespitleri, özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf bireyler için ciddi risk oluşturuyor. -
Yasaklı veya limit üstü pestisit kalıntıları
Chlorpyrifos, Haloxyfop gibi AB’de yasaklı veya sıkı limitlere tabi maddeler, bazı susam partilerinde tespit edilmiş durumda. -
Mikotoksin ve küf toksinleri (Alternariol, AME)
Uygun olmayan depolama ve uzun tedarik zincirleri, susamda toksik küf oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.
Bu bildirimlerin ortak noktası şu:
Sorun genellikle ürünün kendisinden değil, hammaddenin geldiği ülke, tarım ilacı kullanımı ve hijyen koşullarından kaynaklanıyor.
Tüketicinin Aklında Oluşan Haklı Soru İşaretleri
Bu noktada tüketicinin sorması son derece doğal olan sorular şunlardır:
-
İthal edilen susam partileri Türkiye’de her parti bazında analiz ediliyor mu?
-
Salmonella gibi patojenler için nihai ürün analizleri düzenli yapılıyor mu?
-
RASFF’te riskli olarak bildirilen ülkelerden gelen susamlar için ek önlem alınıyor mu?
-
“Cam sağlıktır” ve “doğal ürün” vurgusu, hammadde risklerini telafi etmeye yeterli mi?
Bu soruların büyük kısmının yanıtı ambalaj üzerinde yer almıyor. Oysa günümüz tüketicisi artık sadece fiyatı değil, kaynağı, izlenebilirliği ve şeffaflığı da önemsiyor.
Tahin Alırken Sadece Marka mı? İthal Susamlı Tahin Ne Kadar Güvenli?
Tahin gibi günlük tüketilen bir ürün söz konusu olduğunda, “ithal” ifadesi tek başına kötü değildir; nasıl denetlendiği belirleyicidir. Ancak Avrupa Birliği’nin sürekli alarm verdiği bir hammadde grubunda, tüketicinin daha fazla bilgilendirilmesi bir tercih değil, sorumluluktur.
Etikette yazan küçük bir cümle — “İthal susam kullanılarak üretilmiştir” — aslında çok daha büyük bir gıda güvenliği tartışmasının kapısını aralıyor.

1 Yorum
Hüseyin Tekin
22-01-2026 14:59Tahini yıllardır gönül rahatlığıyla tüketiyordum ama ithal susam ve Avrapa Birliği uyarılarını görünce açıkçası endişelendim. Keşke markalar bu konuda daha şeffaf olsa.